Mirasın Reddi

Mirasın Reddi

Mirasın reddi, miras bırakanın ölümüyle birlikte mirasçılara geçen malvarlığına ilişkin hak ve borçların, mirasçı tarafından kabul edilmemesini ifade eder. Türk Medeni Kanunu’na göre miras, miras bırakanın ölümüyle kendiliğinden mirasçılara geçer. Ancak mirasçılar, mirası kabul etmek zorunda değildir. Özellikle miras bırakanın borçlarının malvarlığından fazla olduğu durumlarda mirasın reddi, mirasçılar açısından önemli bir hukuki imkân sağlar.

Mirasın reddi, mirasçıların miras bırakanın borçlarından şahsen sorumlu olmalarını engelleyen, sürelere ve şekil şartlarına bağlı bir haktır.

Mirasın Reddi Nedir?

Mirasın reddi, mirasçının, miras bırakanın tüm malvarlığına ve borçlarına halef olmayı kabul etmediğini hukuken beyan etmesidir. Red işlemiyle birlikte mirasçı, mirasçı sıfatını kaybeder ve miras, sanki o mirasçı hiç yokmuş gibi diğer mirasçılara geçer.

Mirasın Reddi Türleri

Türk Medeni Kanunu’nda mirasın reddi iki şekilde düzenlenmiştir: gerçek ret ve hükmen ret.

Gerçek ret, mirasçının açık bir irade beyanıyla mirası reddetmesidir. Bu beyan, süresi içinde ve yetkili mahkemeye yapılmalıdır.

Hükmen ret ise miras bırakanın borca batık olduğunun açıkça belli olduğu veya resmi olarak tespit edildiği hâllerde söz konusu olur. Bu durumda miras, mirasçılar tarafından reddedilmiş sayılır ve ayrıca bir beyan gerekmez.

1-Mirasın Gerçek Reddi

Gerçek ret, mirasçının mirası bilinçli ve açık bir irade beyanıyla reddetmesi durumudur. Mirasçı, miras bırakanın ölümünden sonra ve miras kendisine intikal ettikten sonra bu hakkını kullanabilir. Ölüm gerçekleşmeden önce mirasın reddi mümkün değildir; bu aşamada ancak mirastan feragat ya da miras hakkının devri gibi işlemler söz konusu olabilir.

Gerçek reddin geçerli olabilmesi için mirasçının ayırt etme gücüne sahip ve fiil ehliyetini haiz olması gerekir. Zira mirasın reddi, yalnızca borçlardan kurtulmayı değil, aynı zamanda mirasçılık sıfatının da sona ermesini doğuran önemli bir hukuki sonuç yaratır. Bu nedenle ehliyetsiz kişilerin ret beyanı, doğrudan kendileri tarafından değil, yasal temsilcileri aracılığıyla yapılır. Kısıtlı kişiler bakımından ise yasal temsilcinin beyanına ek olarak mahkeme izni aranabilir.

Gerçek ret beyanı, miras bırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine yöneltilir. Bu beyan yazılı olarak yapılabileceği gibi sözlü olarak da mahkeme huzurunda açıklanabilir. Ret iradesinin geçerli olabilmesi için herhangi bir şekil şartı öngörülmemiştir; ancak beyanın açık, net ve tereddüde yer vermeyecek nitelikte olması gerekir.

Mirasın reddine ilişkin beyanın kayıtsız ve şartsız olması zorunludur. Mirası belli koşullara bağlayarak reddetmek ya da kısmen kabul edip kısmen reddetmek mümkün değildir. Böyle bir durumda yapılan ret beyanı geçersiz sayılır ve miras, mirasçı tarafından kabul edilmiş kabul edilir. Bu kural, miras hukukunda açıklık ve kesinlik sağlanması amacına hizmet eder.

2-Mirasın Hükmen Reddi

Hükmen ret, mirasçının herhangi bir ret beyanında bulunmasına gerek kalmaksızın, mirasın hukuken reddedilmiş sayıldığı durumlardır. Bu tür ret, miras bırakanın malvarlığının borçlarını karşılamaya açıkça yetmediği veya borca batık olduğunun resmi belgelerle tespit edildiği hâllerde söz konusu olur.

Bu durumda kanun, mirasçıların ayrıca mahkemeye başvurarak mirası reddetmesini aramaz. Miras, baştan itibaren reddedilmiş kabul edilir ve mirasçılar miras bırakanın borçlarından sorumlu tutulmaz. Hükmen ret, özellikle ağır borç yükü bulunan miraslarda mirasçıların korunmasını amaçlayan istisnai bir düzenlemedir.

Ancak hükmen reddin uygulanabilmesi için borca batıklık durumunun açıkça anlaşılır olması veya resmi makamlarca tespit edilmiş bulunması gerekir. Aksi hâlde, mirasçının borçlardan kurtulabilmesi için gerçek ret yoluna başvurması gerekir.

Mirasın Reddi Kimler Tarafından Yapılabilir?

Mirasın reddi, yasal ve atanmış tüm mirasçılar tarafından yapılabilir. Mirasçının ergin olmaması veya kısıtlı olması hâlinde, yasal temsilcisi aracılığıyla ret işlemi gerçekleştirilir. Ancak bu durumda mahkemenin izni gerekebilir.

Mirasın Reddi Süresi

Mirasın reddi için öngörülen süre, mirasçının mirasçı olduğunu ve miras bırakanın ölümünü öğrendiği tarihten itibaren üç aydır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Süresi içinde miras reddedilmezse, miras kayıtsız ve şartsız kabul edilmiş sayılır.

Mirasın Reddi Nerede Yapılır?

Mirasın reddi, miras bırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesine yapılacak yazılı veya sözlü beyanla gerçekleştirilir. Ret beyanı mahkeme tarafından tutanağa geçirilir ve miras kütüğüne işlenir.

Mirasın Reddi Sonuçları

Mirasın reddi hâlinde, reddeden mirasçı mirasçı sıfatını kaybeder. Bu durumda miras payı, sanki reddeden mirasçı miras açıldığı tarihte hayatta değilmiş gibi, diğer mirasçılara geçer. Reddeden mirasçı, miras bırakanın borçlarından sorumlu tutulmaz.

Mirasın Reddi ile Mirasçılık Belgesi Arasındaki İlişki

Mirasın reddi hâlinde, reddeden mirasçının mirasçılık belgesindeki kaydı geçerliliğini yitirir. Bu durumda mirasçılık belgesinin düzeltilmesi veya iptali gündeme gelebilir.

Mirasın Reddi Davası Ne Kadar Sürer?

Mirasın reddine ilişkin işlemler genellikle kısa sürede sonuçlanır. Mahkeme, gerekli incelemeyi yaptıktan sonra ret beyanını kabul eder ve kayıt altına alır. Uyuşmazlık bulunması hâlinde dava süresi uzayabilir.

Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Mirasın reddi süresi geçirilirse, mirasçı mirasın borçlarından şahsen sorumlu olur. Bu nedenle özellikle borçlu miraslarda sürelere dikkat edilmesi büyük önem taşır. Ayrıca mirasın reddinden önce miras malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunulması, reddin geçersiz sayılmasına yol açabilir.

Scroll to Top